16 Eylül 2019 Pazartesi 12:19
Anasayfa / Şeyh İsmail Ankaravi

Şeyh İsmail Ankaravi

Anadolu’da yetişen büyük velîlerden. İsmi, İsmail bin Ahmed, lâkabı Rusûhî’dir. Ankara’da doğduğu için Ankaravî nisbesiyle meşhur olmuştur. Doğum tarihi belli olmayıp, on altıncı asrın ikinci yarısında doğduğu bilinmektedir. 1630 (H. 1040) senesinde İstanbul’da vefat etti.

İlk tahsilini doğum yeri olan Ankara’da yapan İsmail Rusûhî, zamanın âlimlerinden din ve fen ilimlerini tahsil etti. Arapça ve Farsçayı öğrendi. Bu ilimlerde yükseldikten sonra tasavvufa yöneldi. Bayramiyye yoluna girip feyz aldı. Halvetiyye yolundan da icazet alıp talebe yetiştirmekle vazifelendirildi. Bu sırada gözlerinden rahatsızlanıp okuyup yazamaz hâle geldi. Gözleri açıldığı takdirde daima Kur’an-ı Kerîm, hadis-i şerif ve velîlerin sözleriyle meşgul olacağını nezretti (adadı).

Bir velînin teveccühüyle rahatsızlığı geçince Fütuhat-ı Ayniyye adlı Fatiha-i şerife tefsirini yazdı. Konya’ya giderek Mevlevîyye yolu büyüklerinden Bostan Çelebi’nin sohbetlerinde bulundu ve bu yolda ilerledi. 1610 senesinde ‹stanbul’a gelerek Galata Mevlevîhanesi’nde insanlara ‹slâmiyet’in emir ve yasaklarını anlatmakla vazifelendirildi. Vefatına kadar bu vazifede kalıp 1630 (H. 1040) senesinde İstanbul’da vefat etti. Galata Mevlevîhanesi bahçesinde defnedildi. Din ve fen ilimleri ile tasavvuf yolunda yüksek derece sahibi olan Ankaravî İsmail Rüsuhî Efendi, ilmiyle amil, güzel ahlâk sahibi, faziletli bir zâttı. Çok ibâdet eder, dünyaya önem vermezdi. Zamanındaki devlet adamları kendisini sever, ilmini takdir eder, hürmette kusur etmezlerdi. ‹lim ehli ile sohbetlerde bulunur, Allahü Tealâ’nın dinini anlatmayı bir köşeye çekilip ibâdet ve taatle meşgul olmaktan üstün tutardı. Aynı zamanda şair olan İsmail Rüsuhî Efendi, şiirlerinde Rüsuhî mahlâsını kullanırdı.

Yazdığı eserleri şunlardır: 1) Şerh-i Mesnevî: Mesnevî şerhlerinin en meşhurlarından olup, altı cilt hâlinde yazılmış ve basılmıştır. 2) Minhacü’l-Fukara: Tasavvuf konularından ve evliyanın hâllerinden bahseden bu eser nesir olup, Türkçedir. 3) Zübdetü’l-Füsus, 4) İzâhü’l-Hikem: şihabüddin Sühreverdî’nin Heyakilü’n-Nûr adlı eserinin Türkçe tercümesi ve şerhidir. 5) Miftâhü’l-Belâğa ve Misbâhü’l-Fesâha, 6) Fütuhât-ı Ayniyye fi Tefsir-i Sureti’l-Fatiha, 7) Misbahü’l-Esrâr, 8) Nisâb-ı Mevlevî, 9) Şerhu’l-Kasideti’t- Taiyye el-Müsemmat bi’l-Mekasıdi’l-Aliyye, 10) Şerhu Hadis-i Erbain, 11) Şerhu Füsusü’l-Hikem, 12) Mecmuatü’l-Letâif, 13) Şerhu Kasidetü’l-Mimiyye vel-Hemziyye.