17 asır içerisinde varlığını koruyarak günümüze ulaşan bir mabedin macerası zamana karşı verdiği mücadeleyle donanmış vaziyettedir. İnşa edilen ilk ikisinin depremlerde yıkılmasından sonra üçüncü kez yeniden inşasıyla günümüze kadar ulaşan Ayasofya, insanlığın sığınma duygusundaki merkezi rolünü korumayı başarmıştır. Peygamberimiz doğmadan önce 27 Aralık 537’de açılan ve günümüze kadar 1483 yıl boyunca büyük olaylara sahne olan böyle bir eserin kaderi, onu var eden milletin kaderiyle aynı olmamıştır. Çünkü onu inşa eden Bizans yıkılmış, Ayasofya yıkılmamıştır. 571 yılında Peygamberimizin doğumuyla beraber meydana gelen fevkalade olayların yanında Ayasofya’nın kubbesi de depremle sarsılmış ve çatlamıştır. Nihayet “Ni’mel Ceyş” müjdesiyle fetih gerçekleşmiş ve Ayasofya kelime-i tevhid ile nurlanmıştır. Ayasofya’nın etrafında yaşanan dinî ve siyasi olayları Bizans’tan günümüze konu edinen kitap, bu mabedin gözyaşı ve tebessüm hikâyelerini anlatan bir belge roman niteliğindedir. Yayınevimiz, bu kutlu davaya destek olacak “AYASOFYA KİTAPLIĞI” dizisinin ilkini sunmakla iftihar eder.

comments powered by Disqus